logo

Mehmet Narlı'dan Yeni Bir Şiir Kitabı: Öylece Yeryüzünde

Mehmet Narlı'dan Yeni Bir Şiir Kitabı: Öylece Yeryüzünde

Mehmet Narlı Hocanın yeni şiir kitabı Öylece Yeryüzünde, Muhit Kitap Yayınları arasından okuyucu ile buluştu. Şiirlerini severek okuduğum, şiir üzerine çalışmalarını takip ettiğim Narlı'nın beşinci şiir kitabı Öylece Yeryüzünde, insanın ömür denen çizgideki serencamını anlatan şiirlerden oluşuyor. Bu bağlamda, kitapta bir kompozisyondan bahsetmek mümkün.

İki bölümden meydana gelen kitabın ilk bölümü; Karşılıklı Yanyana, ikinci bölüm Biyografik Fragmanlar.

Bir Hayatı Yaşar Gibi

İlk bölümdeki şiirler, uzaklaşan yakınlıklarımıza bir dipnot gibi derin izler bırakan şiirlerden oluşuyor. Bir şahitliği dile getiriyor Mehmet Narlı bu şiirlerle. Acılara, hüzünlere, kul olmaya ve bam telimize dokunan her şeye göndermeler var. “Aylan” şiiri evrensel bir acının tercümanı olarak yer alıyor kitapta.

suyun merhametine dalarak

çekilmiş buraya kadar bu küçük oğlan

son bir duaya durmuş

morarmış bedeniyle

kalmamış çünkü yurdunda

kalmamış ölünecek kimsesi bile

“İsra 37” şiiri de durduğumuz yeri işaret eden bir şiir. Çağımızın hastalığı kibir… Kimse üstüne almasa da kibir batağı öyle ustalıkla işliyor ki yutuyor farkında olmadan Rabbini unutan kim varsa… Önce ayeti hatırlayalım. “Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma! Ne yeri yarabilir ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.”

varlar hep sendedir yoklar hep başkasında

fenalıklar daima başka bedenlerdedir

veba farededir mesela zehir yılanda

Sorgulayıcı şiirler bu bölümde oldukça geniş yer tutuyor. Narlı bunu kuru bir didaktik kaygıyla yapmıyor. Şiirselliğin tüm imkânlarını kullanarak, anlama imge yükleyerek sunuyor şiirlerini.

son inci kanaması boğaz yırtılması son

bakışıdır elinden sapıtmışların senin eline

kuyuda ip memede süt denizde fener değilse

elin ya da Hamza vuruşu olmayacaksa

kınında kırılan bir kılıç olsun

İlk bölüm çok anlamlı bir şiirle sona eriyor. Aslında kompozisyonu tamamlıyor Narlı. Tevhid havasında ve tadında “Bir” isimli şiir bölümün son şiiri.

her şey bir kulaktır seni duyar

her hareket bir yoldur sana gelir

her ses bir dildir seni söyler

göç sende mekân sendedir

Şairin Biyografisi

Kitabın ikinci bölümü bize şairin biyografisini sunuyor. Biyografik Fragmanlar, “Doğum” ile başlıyor.

kuşun kanadından

kaplumbağanın sırtından

yan yan yürümesinden yengecin

ve başında tepsisi için simitçinin hesaba çekildiği

herkesin dar yerlere yatırıldığı bir cehennemden

birinci menderes kuşatmasından sonra atmış iç civarı

zamanın ne başlayıp ne bittiği bu yere

ateşe serpilen suya karışıp gelmişim

Narlı’nın hayat hikâyesine şahit oluyoruz şiirlerle. Bir yol rehberi aslında bu şiirler. Dar geçitlerden geçen, darbeler gören, sarsılan, terk edilen, şehirlerden geçen bir ömür var karşımızda. Ve kitaplarla sarılan yaralar…

daha da konuşmam artık çekildi derler ne güzel

ne güzel küçük ve lüzumsuz dünyamda

dolaşırım ben de şiirin parmak uçlarında

başparmak sezai ortası ismet küçüğü attila

“başım eğik dilim kapalı gözler kan çanağı”

geçtim müftü okulundan edebiyat sahanlığına

Mehmet Narlı’nın Öylece Yeryüzünde kitabı, bir hüviyet hassasiyetiyle kaleme alınmış şiirlerden oluşuyor.  Hayat çizgisinin üzerinde, bir şiirin sesine kulak vererek, bir selam sıcaklığında alıp kabul ediyoruz bu selamı. Biz gibi, bizden… Hepimizin büyük bir kaygıyla yaşadığı bir hayatın tam ortasında, kuşatıldığımız her yer çünkü öylece YERYÜZÜ.